Sık sık reddedilme hissi yaşanır, ancak durum bu değildir. Reddedilmeyi dirençten ayırmak gerekir.
Reddedilme: Dilin reddedilmesidir.
Direnç: Çaba gerektiren bir durumdur: beyin sadece en kısa yolu seçer.
İşte gerçekte olanlar:
Okula başladığı andan itibaren çocuğunuz günde 8 saate kadar orada kalır.
-
Öğretmenlerini memnun etmek ister.
-
Arkadaşlarıyla uyum sağlamak ister.
-
Tüm sosyal hayatı bu dilde kurulur!
Günde birkaç saat, tek bir ebeveyn tarafından evde konuşulan kendi diliniz, tüm bunlarla rekabet etmek zorundadır.
Mücadele eşit değil, değil mi?
Beyin kolay olanı seçer
Okul dili anında sonuçlar verir. İkinci dili kullanmak konfor alanından çıkmayı gerektirir.
Bu size karşı değil. Kültürünüze karşı değil. Bu bir sevgi meselesi değil.
Bu sadece beyninin zamanının çoğunu "yaşadığı" ortamın bir yansımasıdır.
Peki, bu dirence karşı nasıl tepki vermeli?
-
Rotayı koruyun: Kolaylık olsun diye Fransızca'ya geçmeyin.
-
Tutarlı olun: Düzenlilik anahtardır.
-
Şefkatli olun: Zorlamadan teşvik edin.
Bu çabayı sürdüren ebeveynler, yıllar sonra çocukları tarafından minnetle anılacaklardır. Öğrenme penceresi sonsuza dek açık kalmaz, ancak şimdi sonuna kadar açıktır. Keyfini çıkarın!
0 yorum