Bu bir efsane değil. Bu bir abartı değil. Bu, dünya genelindeki ailelerde gözlemlenen belgelenmiş bir olgudur: bir dil sadece üç nesilde yok olabilir.
Bu nasıl oluyor?
Şema genellikle aynıdır:
- 1. nesil ana dilini konuşur. Bu onun kalbinin dilidir, rüyalar gördüğü, düşündüğü dildir.
- 2. nesil iki dillidir, ancak ev sahibi ülkenin dilini tercih eder. Ebeveynlerinin dilini anlar, konuşabilir, ancak çoğu zaman diğerini seçer.
- 3. nesil ise genellikle sadece bu dili konuşur. Orijinal dil uzak bir anıya, birkaç dağınık kelimeye, sözsüz bir melodiye dönüşmüştür.
Bir dili kaybetmek, kendine erişimi kaybetmektir
Bir dil sadece bir iletişim aracı değildir. Bir düşünme, hissetme, kendini anlatma biçimidir. Bazı duyguların tam bir çevirisi yoktur. Bazı kelimeler yüzyılların kültürünü, mizahını, şefkatini taşır.
Bir ailede bir dil kaybolduğunda, bu bir bağın kopmasıdır: büyükanne ve büyükbabalarla, köklerle, kimliğin bir parçasıyla.
Ama bu kaçınılmaz değil
Dil aktarımı kendiliğinden olmaz, ancak ulaşılması imkansız da değildir. Günlük yaşamın küçük anlarında inşa edilir: akşam hikayeleri, şarkılar, oyunlar, aile yemekleri.
Bu yüzden iki dilli hafıza oyunlarımızı yarattık, böylece bir dil öğrenmek bir ders değil, paylaşılan keyifli bir an haline gelsin. Çocuklar miras dillerini neşe, oyun ve arkadaşlıkla ilişkilendirsin.
Daha fazla bilgi edinmek için 55 sayfalık pratik rehberimizi keşfedin: evde dil öğrenmeyi ilk aylardan itibaren doğal ve neşeli bir şekilde teşvik etmek için somut etkinlikler.
MEMORA (iki dilli hafıza oyunumuz) ve Ailede İki Dillilik İçin Büyük Rehberimizi keşfedin.
0 yorum